Vücudu kendine yabancı: Kendine alerjisi olanların sayısı Türkiye’de de artıyor!

Vücudu kendine yabancı: Kendine alerjisi olanların sayısı Türkiye’de de artıyor!

Avustralya’da 11 yaşındaki Summah Williams‘ın bir gün aniden vücudunun yanmaya başlamasıyla yaşadığı sağlık sorunu çok bilinmeyen ancak vakaların giderek arttığı bir hastalığı gözler önüne serdi. Vücudu yanmaya başlayan ve pul pul dökülen Summah Williams’ın başta güneş yanığı olduğu sanılsa da Summah’ın kendi terine ve gözyaşına alerjisi olduğu ortaya çıktı. Uzmanlar söz konusu rahatsızlığın Türkiye’ye görüldüğünü belirterek uyardı. 

Milliyet’ten Betül Yasemin Keskin‘in haberine göre, 2022’nin başlarında Avustralyalı Summah Williams, bir dans provası sırasında vücudunun aniden yanmaya başladığını hissetti. Evine koşarak dönen genç kız, yaşadıklarını annesine anlattı. Annesi, ilk etapta bunun bir güneş yanığı olduğunu düşünerek ilgili tedaviyi uyguladı. Ancak gece boyunca kızını gözlemleyen Karyn Zimny, Summah’ın titrediğini, cildinin kaşındığını ve dökülmeye başladığını fark etti. Bu durum karşısında endişelenen aile, hemen hastaneye gitti.

Güneş yanığı sandılar ancak gerçek bambaşka çıktı

Doktorlar, Summah Williams’ın durumunu değerlendirirken, yaşadığı problemin güneş yanığı olmadığını hemen anladılar. Yapılan tetkikler sonucunda, Summah’ın vücudunda bir enfeksiyon tespit edildi. Şaşırtıcı bir şekilde, enfeksiyonun nedeni, Summah’ın kendi terine ve gözyaşlarına karşı geliştirdiği alerjiydi. Küçük kızın cildinin pul pul dökülmesine ve adeta yılan derisine benzer bir hale gelmesine sebep olan, vücudunun kendi ürettiği ter ve gözyaşlarıydı. Bu durum, tüm vücudu etkisi altına alabilecek kadar şiddetli bir egzama türüydü.

“Egzamanın en temel özelliği”

Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hikmet Tekin Nacaroğlu, Summah Williams’ın yaşadıklarını değerlendirdi:

“Ter, vücudumuzun ısısını düzenlemekle birlikte aynı zamanda cilt yüzeyindeki nemin korunmasını sağlar.  Ancak faydalarının yanı sıra aşırı ter ve gözyaşı gibi vücut sıvıları, atopik dermatit olarak adlandırdığımız egzama hastalığının şikayetleri artıran tetikleyici veya alevlendirici faktör olarak kabul edilir.”

“Her yaşta çıkabilir!”

Nacaroğlu, hastalığı daha da detaylandırarak şöyle anlattı:

Egzama, ciltte iyileşme ve tekrarlama dönemleriyle seyreden kaşıntılı kuruluk, kızarıklık, pütürlenme ve bazen sulu yaralar şeklinde görülen cilt rahatsızlığıdır. Genellikle çocukluk döneminde başlar ve hayat boyu sürebilir. Hastaların yarısında ilk 6 ay, yüzde 60’ında ilk 1 yaş ve yüzde 85’inde ilk 5 yaş içinde belirtiler görülmeye başlar ama her yaşta ortaya çıkma olasılığı de mevcuttur.”


Küresel ısınma ve iklim değişikliği tetikliyor

Hikmet Tekin Nacaroğlu, özellikle son 10 yıl içinde hastalığın sıklığında belirgin bir artış gözlenmekle birlikte bu artışın modern yaşam koşullarıyla ilgili olduğu söyledi. Son yıllarda atmosferdeki karbondioksit ve diğer sera gazlarında artışın küresel ısınma ve beraberinde iklim değişikliğine neden olduğunu, özellikle küresel ısınmayla birlikte artan sıcaklarla egzama, alerjik nezle ve astım gibi alerjik hastalıkların görülme sıklığının tüm dünyada giderek arttığını belirtti. 

Hangi önlemler alınmalı?

Egzamaya karşı alınabilecek önlemler ilgili Nacaroğlu şu tavsiyelerde bulundu:

“Ter ve gözyaşına bağlı egzaması olan hastalarda başlıca tedavi derinin etkin olarak nemlendirilmesi ve egzamanın alevlenmesine neden olan etkenlerin ortadan kaldırılması olarak özetlenebilir. Sıcaklık ve nem oranındaki ani değişikliklerden kaçınılmalı, terleme önlenmeli. Yünlü, tüylü ve naylon giyeceklerden uzak durup bol kesimli pamuklu giysiler tercih edilmeli. Cildi tahriş eden deterjanlardan ve kimyasal maddelerden sakınılmalı, parfümlü ve renkli sabunlar kullanılmamalı. Kaşınma ve çizik oluşumunu önlemek için tırnaklar kısa kesilmeli, küçük bebeklerin ellerine eldiven geçirilmeli.”

Benzer Yazılar

Birlik ve Dayanışma Sendikası 10. Yılında 3. Şubesini Açtı

Genel 2 ay önce

Aile hekimliğinin ilk sendikası olarak 2014 yılında kurulan Birlik ve Dayanışma Sendikası, bugün alanının en büyük sendikası olarak yoluna devam ediyor.

Hipofiz Tümörü Kalıcı Körlüğe Neden Olmasın!

Genel 2 ay önce

Hipofiz bezi, salgıladığı hormonlarla birçok organımıza müdahale ederek yaşamsal fonksiyonlarımızı düzenleyen bir bezdir. Vücuda salgılanan tüm hormonların ‘orkestra şefi’ olarak tanımlanan hipofiz bezinden köken alan tümörlere ise ‘hipofiz tümörü’ deniliyor.

Hafızayı çelik gibi yapıyor. Kolesterolü yerle bir yediyor. Giresun’da yetiştiriliyor

Genel 2 ay önce

Doğal ürünler giderek daha fazla tercih edilirken, insanlar şifa veren bitkilere olan meraklarını artırıyorlar. Giresun’da yetişen ve kolesterolü düşürüp hafızayı güçlendirdiği bilinen moringa bitkisinin faydaları göz önünde bulunduruluyor. Moringa …

0 Yorum

Yorum Yaz

Rastgele