Meme kanseri: Bilmeniz gerekenler ve erken tanının önemi

Meme kanseri: Bilmeniz gerekenler ve erken tanının önemi

Meme kanseri…

En yangın türlerinden olan meme kanseri, erken teşhis ve doğru tedaviyle yok edilebiliyor.

Ancak erken teşhis yapılmadığı dönemlerde, hastaların vefatıyla sonuçlanabiliyor.

Meme dokusunun kontrolsüz bir şekilde büyümesi ve çoğalması sonucunda oluşan bu hastalık, genellikle meme bezlerinde veya meme kanallarında başlıyor.

Kadınlarda daha yaygın olmasına rağmen bazı durumlarda erkeklerde de nadiren görülebilir.

Meme kanserine yakalanıp yakalanmadığınızı anlamak için bazı belirtileri analiz etmeniz gerekiyor.

Bu belirtiler arasında şunlar sıralanabilir;

Memede kitle veya şişlik:

Meme dokusunda hissedilebilecek bir kitle veya şişlik olabilir.

Meme dokusunda değişiklikler:

Meme dokusunda şekil, boyut veya doku yapısında belirgin değişiklikler meydana gelebilir.

Meme başında değişiklikler:

Meme başında çekinti, içe doğru çekilme veya meme başı akıntısı olabilir.

Meme cildinde değişiklikler:

Meme cildinde kızarıklık, kabuklanma, portakal kabuğu görünümü gibi değişiklikler gözlenebilir.

Meme ağrısı:

Meme veya meme altı bölgesinde sürekli veya sık sık ağrı hissedilebilir.

Meme kanseri genellikle kimlerde görülür

Kadınlarda meme kanseri riski, yaşla birlikte artar ve genellikle 50 yaşından sonra daha sık görülür. Ancak, genç yaşlarda da meme kanseri görülebilir.

Ayrıca, meme kanseri riskini artıran bazı faktörler bulunmaktadır:

Aile öyküsü:

Ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan kişilerde risk daha yüksektir.

Genetik faktörler:

BRCA1 ve BRCA2 gibi meme kanseri genlerindeki mutasyonlar, meme kanseri riskini artırabilir.

Hormonal faktörler:

Östrojen ve progesteron gibi hormonlarla ilgili durumlar, özellikle menopoz sonrası hormon tedavisi alan kadınlarda meme kanseri riskini artırabilir.

Yaş:

Yaşlanma, meme kanseri riskini artıran bir faktördür.

Obezite:

Fazla kilolu veya obez olmak, meme kanseri riskini artırabilir.

Alkol tüketimi:

Aşırı alkol tüketimi, meme kanseri riskini artırabilir.

Sigara içimi:

Sigara içmek, meme kanseri riskini artırabilir.

Önceki meme kanseri geçmişi:

Daha önce meme kanseri teşhisi konmuş olan kişilerde tekrar meme kanseri riski artabilir.

Meme kanseri tedavisi ve teşhisi

Erken teşhis, meme kanserinin tedavisinde önemlidir. Meme kanseri teşhisi genellikle meme muayenesi, mamografi, ultrason, manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ve biyopsi gibi testlerle konur.

Tedavi seçenekleri arasında cerrahi müdahale, kemoterapi, radyoterapi, hormon tedavisi ve hedefe yönelik tedaviler bulunmaktadır.

Düzenli meme muayenesi ve mamografi taramaları, meme kanserinin erken teşhisi için önemlidir. Ayrıca, sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek ve risk faktörlerini azaltmaya yönelik adımlar atmak da meme kanseri riskini azaltabilir.

Meme kanserinden korunmak için yapılması gerekenler

Sağlıklı yaşayın

Dengeli beslenme ve düzenli egzersiz yaparak kilonuzu kontrol altında tutun. Sağlıklı bir yaşam tarzı, meme kanseri riskinizi azaltabilir.

Alkolden uzak durun!

Alkol tüketimini mümkün olduğunca azaltın veya bırakın. Alkol tüketiminin meme kanseri riskini artırdığı bilinmektedir.

Sigara içmeyi bırakın

Sigara içmek meme kanseri riskini artırabilir. Sigarayı bırakmak, genel sağlığınızı iyileştirecek ve meme kanseri riskini azaltacaktır.

Düzenli egzersiz yapmak gerekiyor

Haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik egzersiz yapın veya haftada en az 75 dakika yoğun aerobik egzersiz yapın.

Düzenli Doktor Muayeneleri ve Mamografi Taramaları: Düzenli olarak meme kanseri taramalarına katılın. Doktorunuzun önerdiği periyodik mamografi ve meme muayeneleri, meme kanserinin erken teşhisi için önemlidir.

Risk faktörlerine hakim olmak gerekiyor

Ailenizde meme kanseri öyküsü varsa veya genetik faktörlerle ilişkili bir risk altındaysanız, bu konuda doktorunuzla konuşun. Belirli genetik testler, meme kanseri riskinizi değerlendirmenize yardımcı olabilir.

Benzer Yazılar

Birlik ve Dayanışma Sendikası 10. Yılında 3. Şubesini Açtı

Genel 2 ay önce

Aile hekimliğinin ilk sendikası olarak 2014 yılında kurulan Birlik ve Dayanışma Sendikası, bugün alanının en büyük sendikası olarak yoluna devam ediyor.

Hipofiz Tümörü Kalıcı Körlüğe Neden Olmasın!

Genel 2 ay önce

Hipofiz bezi, salgıladığı hormonlarla birçok organımıza müdahale ederek yaşamsal fonksiyonlarımızı düzenleyen bir bezdir. Vücuda salgılanan tüm hormonların ‘orkestra şefi’ olarak tanımlanan hipofiz bezinden köken alan tümörlere ise ‘hipofiz tümörü’ deniliyor.

Hafızayı çelik gibi yapıyor. Kolesterolü yerle bir yediyor. Giresun’da yetiştiriliyor

Genel 2 ay önce

Doğal ürünler giderek daha fazla tercih edilirken, insanlar şifa veren bitkilere olan meraklarını artırıyorlar. Giresun’da yetişen ve kolesterolü düşürüp hafızayı güçlendirdiği bilinen moringa bitkisinin faydaları göz önünde bulunduruluyor. Moringa …

0 Yorum

Yorum Yaz

Rastgele