Duygusal yeme

Duygusal yeme

DUYGUSAL YEME

Biyolojik bir ihtiyaç olarak yemek yeme sadece bir açlık durumu değildir. Yeme davranışı genler, hormonlar, dini inançlar, ruh hali, medya ve çevre gibi birçok faktörden etkilenmektedir ve yeme davranışı ile besin alımı arasında önemli bir ilişki olduğu çalışmalar tarafından gösterilmiştir. Yeme ile ilgili zevk ve memnuniyet üzerine yapılan son araştırmalar, olumlu yeme davranışına sahip kişilerin daha iyi beslenme kalitesine sahip olma eğiliminde olduklarını göstermektedir.

Yeme davranışı yaşamın ilk yıllarından itibaren başlayan, karşılanması gereken en temel ihtiyaçlardan biri olup, sağlıklı büyüme ve gelişme için gereken biyolojik ve davranışsal bir süreçtir. Bu süreç çeşitli faktörlerden etkilenebilir ve bunların en önemlisi duygusal yemedir.

Yiyecek istekleri; aşırı yeme, duygusal yeme, düzensiz yeme ve bununla birlikte yüksek kilo durumu gibi problemli yeme davranışlarıyla ilişkilendirilebilir. Geç ergenlik, yeme isteğini ve yeme davranışlarını incelemek için göze çarpan bir gelişimsel dönemdir; geç ergenler arasında kilo alımı ve sağlıksız beslenme sorunu yaşandığından, geç ergenler yiyecek alımlarını yönetmede daha fazla özerkliğe sahiptir ve duygusal yeme açısından riskli bir gruptur.

Yeme ve aşırı yeme hakkında mevcut bilgi, kısıtlanmış yiyicilerin yemesini, kısıtlanmış yiyici olmayan kişileri karşılaştıran laboratuvar çalışmalarından gelir. Kısıtlanmış yiyiciler “kilolarını düşük tutma; konusunda endişe duyarlar ve bu kişileri kronik diyet yapanlar olarak düşünebiliriz. Yemek yemelerine bilişsel kontroller dayatırlar ve açlığın fizyolojik sinyalini görmezden gelmeyi amaçlamaktadırlar. Kısıtlanmış yiyiciler, kısıtlanmamış yiyicilerin yeme alışkanlıklarıyla zıt bir ilişkiye sahiptir ve yemelerini kısıtlama girişimlerinde sıklıkla başarısız olurlar. Kısıtlanmış yiyiciler, olumsuz duygulara tepki olarak daha fazla yemek yedikleri çalışmalar tarafından bildirilmiştir. Yaşanan olumlu duygu, yemek yemenin artmasına neden olmuştur. Yapılan araştırmalardan elde edilen bulgular özellikle kısıtlanmış yiyicilerin duygu kaynaklı yemeye karşı savunmasız olduğunu göstermektedir. Stres veya olumsuz duygular yaşandığında diyet yapanların gıda alımını kendi kendilerine kısıtlamaları ve kendi kendilerini kontrol etmeleri zayıflayabilir. Yetersiz yeme sırasında vücut, kendi kendine uyguladığı gıda kısıtlamasını gerçek gıda kıtlığından ayırt edemez ve sanki açlık modundaymış gibi davranır, bunun sonucunda; metabolizma hızı yavaşlar, açlık ve iştah artar.

Gıda tüketiminde çevresel faktörler önemli bir rol oynamaktadır. Yiyeceklerin görüntüsü, kokusu, yiyecek tüketimini yönlendiren güçlü duyusal uyaranlardır ve yiyecek ipuçlarına verilen yüksek tepki (dışsal yeme) ile sağlıksız beslenme ve kilo alımıyla ilişkilendirilebilir.

Duygusal yeme kavramı üzerine yapılan çalışmalarda bireylerin sadece olumsuz duygu durumlarında değil, olumlu duygu durumlarında da daha fazla yemek yeme eğiliminde oldukları görülebilir. Olumsuz duygularla baş etme amacıyla yemek yeme bir başa çıkma yöntemi olarak kullanıldığı zaman erken yaşlarda, çocuk aç olmadığı halde sorun yaşadığı zaman yemek yeme ihtiyacı duyacak ya da yemek yeme ihtiyacı olduğu halde yemek yemeyi
reddedecektir. Bu durum çocuğun sağlığının yanı sıra yeme davranışını da etkileyebilecek önemli bir faktördür diyebiliriz.

DUYGUSAL YEME İLE BAŞA ÇIKMA YÖNTEMLERİ:
1. Hangi durumlarda ne yediğimizin farkında olmak önemli, beslenme günlüğü tutmak bu konuda bize fayda sağlayacaktır.
2. Olumlu veya olumsuz duygu durumunda tüketilen besinler, bizim bu duyguyu tamamen bastırmamıza sebep oluyor mu? Yoksa anlık bir duygu bastırması mı? Bunu ayırt etmek oldukça önemli.
3. Duygu durumunuzun olumsuz etkilendiği bir durumda normal beslenme düzenimize devam etmek oldukça önemli.
4. Uzun açlık aralıkların yaratmadan ana ve ara öğünlerimizi yaparak bu ihtiyacı azaltabilmek mümkün.
5. Son olarak tabiki suçluluk duymadan o anda istediğiniz besinden küçük bir porsiyon tüketebiliriz, bu durumda hem dengelemeyi öğreniriz hem de ilerleyen zamanlarda duygu durumunun değişiklik gösterdiği durumlarda o gıdaları tüketmekten kaçınabiliriz.
6. Duygusal yeme ile başa çıkabilmek için; acıkma durumunuzu ve besin seçimlerinizi bir diyetisyen, duygusal kısmını ise bir psikolog tarafından destek alabilirsiniz.

Benzer Yazılar

Birlik ve Dayanışma Sendikası 10. Yılında 3. Şubesini Açtı

Genel 2 ay önce

Aile hekimliğinin ilk sendikası olarak 2014 yılında kurulan Birlik ve Dayanışma Sendikası, bugün alanının en büyük sendikası olarak yoluna devam ediyor.

Hipofiz Tümörü Kalıcı Körlüğe Neden Olmasın!

Genel 2 ay önce

Hipofiz bezi, salgıladığı hormonlarla birçok organımıza müdahale ederek yaşamsal fonksiyonlarımızı düzenleyen bir bezdir. Vücuda salgılanan tüm hormonların ‘orkestra şefi’ olarak tanımlanan hipofiz bezinden köken alan tümörlere ise ‘hipofiz tümörü’ deniliyor.

Hafızayı çelik gibi yapıyor. Kolesterolü yerle bir yediyor. Giresun’da yetiştiriliyor

Genel 2 ay önce

Doğal ürünler giderek daha fazla tercih edilirken, insanlar şifa veren bitkilere olan meraklarını artırıyorlar. Giresun’da yetişen ve kolesterolü düşürüp hafızayı güçlendirdiği bilinen moringa bitkisinin faydaları göz önünde bulunduruluyor. Moringa …

0 Yorum

Yorum Yaz

Rastgele