Besin alerjileri neden artıyor?

Besin alerjileri neden artıyor?

Vücudun bağışıklık sisteminin yabancı olan veya yabancı olarak tanımladığı maddelere karşı geliştirdiği reaksiyonlara ‘besin alerjisi’ adı verilir. Reaksiyonlar genellikle gıdanın tüketilmesiyle birlikte ilk iki saat içinde ortaya çıkar. Son yıllarda besin alerji sıklığının gerek çocuklar gerekse yetişkinlerde giderek daha yaygın hale geldiğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, ‘’Bu durum vücutta inflamasyona (iltihaplanma) yol açarak bağışıklık sisteminin dengesini bozar, çok değişik organlara ait belirti ve bulgularla seyredebilir’’ dedi ve nedenlerini şöyle açıkladı:

Farklı belirtilere yol açar

Besin alerjisinin bulguları-belirtileri hafif bir hastalıktan ciddi hastalık tablosuna kadar değişkenlik gösterir. Besin alerjileri çok değişik organları ilgilendiren ve tanı karışıklığına yol açan belirtilerle seyredebilir. Deride kaşıntı, yanma, kızarıklık, egzama, sivilce; burunda akıntı, tıkanıklık, hapşırma, nezle; gözlerde sulanma, kaşıntı, seğirme, konjonktivit; eklemlerde ağrı, sindirim sisteminde ağız kuruluğu, geğirme, midede yanma, reflü, ishal, bulantı, kusma, gastrit; akciğerlerde kuru öksürük, astım; sinir sisteminde baş ağrısı, migren, uyku hali gibi çok değişik, teşhis konulamayan belirti ve bulgulara yol açar. Besin alerjileri ayrıca solunum yollarında daralmaya yol açan anaflaksi olarak adlandırılan ölümcül bir tabloya da neden olabilir. Fıstık alerjisi en yaygın alerjik gıdalardan biridir. Anafilaksi tarzında alerjik reaksiyonlara neden olarak anafilaktik ölüme dahi neden olabilir. Fıstığa alerjisi olanlar fıstık yağı kullanabilir. Çünkü yağın çıkarılması esnasında proteinler tam besinden ayrıştırılmış olur.

NASIL ANLAŞILIR?

Her besin alerjiye yol açabilir. Sık yenilen gıdalara karşı alerji daha yaygındır. Bir besine karşı alerjinin olup olmadığı, kişinin sorgulanması, alerjik deri testleri ve alerjen maddeye karşı ortaya çıkan IgE sınıfı antikorların kandaki varlığıyla ortaya konabilir.

BU BESİNLERE DİKKAT!

İnek sütü, yumurta, balık, kabuklu deniz ürünleri (karides, kerevit, ıstakoz, yengeç), kabuklu kuruyemişler (fındık, fıstık, ceviz), yaban mersini, domates, çilek, çikolata, bal gibi gıdaların yanı sıra ketçap, mayonez, margarinin de aralarında bulunduğu pek çok işlenmiş gıda da en sık alerjiye yol açan besinlerdir. Yani ne kadar işlenmiş ürün tüketilirse besin alerjisi gelişme riski artar. Tahıllar da alerjiyi tetikler. Tahılların içinde bulunan glüten proteini işlenmiş gıdalarda en fazla bulunan katkı maddesidir ve alerjiktir. İnek sütünde bulunan kazein proteini de alerjik ve kanserojendir.

Katkı maddelerinin etkisi

Tatlandırıcı gibi amaçlarla sık olarak kullanılan katkı maddelerinin alerjik reaksiyonlara yol açma ihtimali azdır. Özellikle monosodyum glutamat, sülfit ve benzoik asit gibi maddeler daha sık alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Besinlerin işleme tabi tutulması, pişirme, kızartma gibi işlemler alerjik maddelerin niteliğini değiştirir. Besin maddesinde bulunan alerjenlerin miktarı azalırken yeni alerjenler ortaya çıkabilir. Günümüzde hazır gıdalarda 10 binden fazla katkı maddesi bulunmaktadır. Bu katkı maddelerinin alerjik belirtilere ve kanserojen etkiye yol açıp açmadıkları kestirilememektedir. Alerjiye yol açan genellikle besinlerin içindeki protein yapılarıdır. GDO’lu besinlere aktarılan DNA’lar ve ürünleri de çoğunlukla protein yapıda olduğu için alerjik reaksiyona yol açabilmektedir.

Nelere dikkat edilmeli

Besinlerin ağızda iyice çiğnenmesi, mide ve bağırsak sindiriminin yeterli olması çok önemlidir. Mide asidini azaltacak ilaçlar, çok yemek, uygun olmayan yiyecek kombinasyonları alerji ihtimalini artırır. Proteinlerle nişastalı yiyecekler ve meyveler birlikte tüketilmemelidir. Meyveler kahvaltı öncesi ve öğün aralarında yenmelidir. Yeşil yapraklı sebzeler her besin türüyle birlikte tüketilebilir. Temiz, bütün, organik, taze, işlenmemiş (doğal) gıdalar tüketilmelidir. Gıdaların pişirilmesi, kavrulması alerjiyi etkiler. Glüten alerjisi sanıldığından çok daha yaygındır. İşlenmiş ambalajlı gıda maddelerinin etiketlerinin incelenmesi önemlidir.

Benzer Yazılar

Birlik ve Dayanışma Sendikası 10. Yılında 3. Şubesini Açtı

Genel 5 ay önce

Aile hekimliğinin ilk sendikası olarak 2014 yılında kurulan Birlik ve Dayanışma Sendikası, bugün alanının en büyük sendikası olarak yoluna devam ediyor.

Hipofiz Tümörü Kalıcı Körlüğe Neden Olmasın!

Genel 5 ay önce

Hipofiz bezi, salgıladığı hormonlarla birçok organımıza müdahale ederek yaşamsal fonksiyonlarımızı düzenleyen bir bezdir. Vücuda salgılanan tüm hormonların ‘orkestra şefi’ olarak tanımlanan hipofiz bezinden köken alan tümörlere ise ‘hipofiz tümörü’ deniliyor.

Hafızayı çelik gibi yapıyor. Kolesterolü yerle bir yediyor. Giresun’da yetiştiriliyor

Genel 5 ay önce

Doğal ürünler giderek daha fazla tercih edilirken, insanlar şifa veren bitkilere olan meraklarını artırıyorlar. Giresun’da yetişen ve kolesterolü düşürüp hafızayı güçlendirdiği bilinen moringa bitkisinin faydaları göz önünde bulunduruluyor. Moringa …

0 Yorum

Yorum Yaz

Rastgele